Kemal Kılıçdaroğlu, inşaat işçileri ile iftar yaptı Açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Her sorun çözülür. Türkiye’nin yeniden üretim zinciri içerisine girmesi lazım, her alanda üretim yapması lazım.” dedi.

CHP’den yapılan açıklamaya göre, Kılıçdaroğlu, Ankara’da bir inşaatta çalışan işçilerle iftarda bir araya geldi.

Ekonomi üzerine işçilerle sohbet eden Kılıçdaroğlu, bir devleti yönetmek için önce planlama yapmak gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“‘Gelirim nedir, giderim nedir, hangi yatırımı yapacağım, istihdam nasıl yaratacağım?’ Arkadan bir genç ordusu geliyor bunların işi olması lazım. Bir planlama yapmanız lazım. Siz de planlama yapıyorsunuz, devletin bir özelliği var, yıllık yapmanın yanında 10 yıllık, 15 yıllık, hatta gelişmiş ülkeler, 40-50 yıllık, 100 yıllık planlar yaparlar ve bu planlarını her yıl revize ederler, dünyadaki gelişmelere göre. Bizim de böyle bir kurumumuz vardı. Adı, Devlet Planlama Teşkilatı, kapattılar. Yok böyle bir şey.”

Tüm bunlara rağmen Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorununun olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Her sorun çözülür. Türkiye’nin yeniden üretim zinciri içerisine girmesi lazım, her alanda üretim yapması lazım. Gelir dağılımının dengeli olması lazım.” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, bu devleti kuranların onu çok sağlıklı temeller üzerine inşa ettiklerini vurguladı.

Devletin, “çiftçi zarar etmesin” diye TMO’yu kurduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Fındık için FİSKOBİRLİK’i kurmuşlar. ‘Eğer alın terinin karşılığını alamıyorsan, FİSKOBİRLİK olarak ben alacağım. Seni zarar ettirmeyeceğim’ diyor. Bu kurumlar tamamen yok edildi. Sıkıntı oradan başlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere’de hukuk okuduktan sonra doktorasını yapan avukatın şu anda Türkiye’de işsiz olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, “İşsiz yani, geliyor bana diyor ki ‘bana bir iş bulur musun?’ Anne baba bu evladını nasıl yetiştiriyor, hangi fedakarlıklara katlanıyor. Londra’ya göndermiş, hukuk okumuş, doktorasını yapmış, gelmiş Türkiye’ye iş bulamıyor.” dedi.

Kılıçdaroğlu, girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çekerken, çiftçinin zarar ederse tarlasını ekmeyeceğini belirterek, şunları kaydetti:

“5 bin lira borç para alıyorum, çıkıyorum pazara, diyorum ki ‘Cebimde 5 bin lira var ama bu para bana ait değil, bir süre sonra o parayı geri ödeyeceğim.’ Merkez Bankasının kasasında bugün eksi 43 milyar dolar var, yani dışardan aldığı para 43 milyar dolar. Biz 43 milyar dolar ödeyeceğiz, ayrıca dolarımız olacak ama yok. Niye biz ‘128 milyar dolar nereye gitti?’ diye soruyoruz, çünkü bizim paramız. Hepimizin parası, buharlaştı. Nereye gittiği belli değil. Şimdi Merkez Bankasına ‘para bas’ diyorlar. Para basınca karşılık yok, bu sefer fiyatlar yükseliyor. Dolayısıyla ekonomi çığırından çıkmış vaziyette. Bir de şu var, devlette işi ehline teslim edeceksin. Şunu deseniz bana, ‘kardeşim sen de üniversiteyi bitirdin gel şu fayansı şuraya bir yap’ deseniz, ben yapamam. Bu işi fayans ustası yapar. İşi ehline teslim etmek gibi bizim inancımızda da işin felsefesinde de bu var.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.