Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu: (3)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefetin çapsızlığını eser ve hizmet siyasetimizin gücüyle ortaya koyarak ülkenin sadece geçmişinin değil geleceğinin de partisi olduğumuzu herkese kabul ettirebiliriz.” dedi.

Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen 153. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, siyasetlerinin hep eser ve hizmet siyaseti olduğunu, ülkenin hiçbir ilini, ilçesini, köyünü ihmal etmeden her bir karış vatan toprağına hizmetlerle mühür vurduklarını belirtti. Bir yandan asırlara sari ihmalleri giderirken hayalleri hayata geçirirken diğer yandan pek çok yüz akı projeyle ülkenin çehresini değiştirdiklerini ifade eden Erdoğan, ülkeye kazandırdıkları eserleri ve hizmetleri geçmişle mukayeseli bir şekilde anlatmadıkları takdirde gündemi muhalefetin yalan, iftira ve çarpıtmalarının esir aldığını söyledi. “Adamların işi gücü yalan. Akşam yalan, sabah yalan.” diyen Erdoğan, bilhassa yaşı 30-35’in altındaki gençlerin eski Türkiye’yi bilmedikleri için bugün sahip oldukları imkanların değerini yeterince kavrayamayabileceklerini ifade etti.

Değişen dünyanın, değişen şartların ve önceliklerini farkında olduklarının altını çizen Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini ısrarla anlatarak teknoloji ve medya merkezli bu toplumsal iklimin hangi zeminin üzerinde yükseldiğini gençlere de gösterebileceklerini dile getirdi.

“Çalışmaları, hazırlıkları, projeleri mevcut değil”

Muhalefetin eser ve hizmet merkezli tartışmalardan ısrarla kaçtığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü bu konuda hem geçmişteki müktesebatları itibarıyla söyleyecek sözleri yok hem de geleceğe dönük çalışmaları, hazırlıkları, projeleri mevcut değil. Bizim de üzerine üzerine gitmemiz gereken yer işte tam da burasıdır. Muhalefetin çapsızlığını eser ve hizmet siyasetimizin gücüyle ortaya koyarak ülkenin sadece geçmişinin değil geleceğinin de partisi olduğumuzu herkese kabul ettirebiliriz. Mesela eğitimde, ülkemizdeki resmi, özel okul sayısını 50 binden 90 bine çıkarmışız. Bekleriz ki siyasi rakiplerimiz bunu 100 bine 120 bine çıkarma taahhüdü ile karşımıza gelsin. Böyle bir dertleri var mı? Yok. Biz bu okullarda görev yapan öğretmen sayısını 151 binden 1 milyon 212 bine getirmişiz. Bekleriz ki onlar daha iyisini nasıl yapacaklarını söylesinler. Okullarımızda 20 yılda, 3 milyar 400 milyona yakın ders kitabını çocuklarımıza ücretsiz dağıtmışız. Onlar daha ötesine geçerek bir proje ortaya koysunlar. Üniversite sayısını 76’dan 207’ye, akademik personel sayısını 70 binden 182 bine, öğrenci sayısını 1,6 milyondan 8,5 milyona çıkarmışız. Onlar daha kaliteli yükseköğretim için bir teklif sussunlar. Var mı böyle bir dertleri?”

“Derdimiz Hakkari’deki evladımızın ayağına üniversiteyi götürmek”

Şu anda üniversitenin bulunmadığı il olmadığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hatırlayın, ne dediler? ‘Ne gerek var ya, şu anda 76 tane üniversite yeter.’ dediler. Arkadaşlar, almıyor, kavramıyor. Bizim derdimiz Hakkari’deki evladımızın ayağına üniversiteyi götürmek. Hakkari’deki evladımızı İstanbul’a, Ankara’ya İzmir’e götürmek değil, üniversiteyi onun ayağına götürmek. Öyleyse doğu ve güneydoğuyu düşünen kim? Biz, biz… Hocalarımızı da tüm hizmet edecek elemanları da oraya götürdük. Kim seviyormuş Kürt kardeşlerimizi, evlatlarımızı? Biz seviyoruz, biz. Bizde ayrım yok. ‘Batıda ne varsa doğuda da güneydoğuda da o olacak’ dedik. Sözümüzde durduk, bundan sonra da duracağız. Bu ülkede Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü Abaza’sı ile 85 milyon bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.”

Bazılarının “Siz gerçekten Kürt’leri de seviyor musunuz?” diye saf saf sorduğunu söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Allah’tan korkun ya. Rabb’imizin emrine bir defa ittiba etmişiz. Asla ayrım diye bir şey burada biz yapamayız. Rabb’imizin tüm yarattıklarının, siyahı ile beyazı ile Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Abhaz’ı ile bunlar bizim kardeşlerimiz. Üstünlük şu kavim, bu kavimle değil sadece ittiga iledir. Şimdi onlara ‘Siz ittigayı biliyor musunuz?’ diye sormak lazım. Bilmezler çünkü onlar başka şeylerle meşgul. Allah katında en yüksek olanların kim olduğunu Rabb’imiz bilir ve en saygın olanlar da onlardır.”

“Onlar daha ileri ne yapacaklarını anlatsınlar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta tarihin en büyük reformunu yaptıklarını, hastanesinden doktoruna, ambulansından ilacına her alanda millete en üst standartlarda hizmet verilmesini temin ettiklerini vurguladı. Muhalefetten yapılanların üzerine ne ekleyeceklerini açıklamasını isteyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Çıksınlar söylesinler. Ülkemize şehir hastaneleri modeliyle salgın döneminde tüm dünyanın gıptayla baktığı bir altyapıyı kazandırmışız. Onlar daha ileri ne yapacaklarını anlatsınlar. Mesela adalette. Hakim, savcı sayısını 2,5, yardımcı personel sayısını 3 kat artırarak, mahkemeleri yaygınlaştırarak, modern binaları yaparak, bilişim altyapısını güçlendirerek milletimizin adalet hizmetlerine erişimini kolaylaştırmışız. Onlar daha yüksek standartlar taahhüt etsinler. Onlar, ‘Bu güzel binaları yapmak adaleti getirmez’ dediler. Biz de ‘At denize, balık bilmezse Halik bilir.’ diyoruz. Merdiven altlarında adalet arayışının olduğu dönemleri biliriz. Hakimin savcının bir odaya tıkıştığı dönemleri biliriz. Şimdi bütün bunları aşarak gayet lüks, modern adalet saraylarını yaparak hakim, savcı çok daha huzurlu, çok daha rahat çalışsınlar diye bu adımları atmışız. Bunu eleştiriyorlar.”

(Sürecek)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.