Akarca: “Sosyal medya mahkemelerinde önüne gelen hüküm veriyor”

Yargıtay Birinci Başkanı Mehmet Akarca, yargısal süreçlerde sosyal medyada yapılan paylaşımların genellikle sahte hesaplar olduğuna dikkat çekerek, “Yargısal süreçler hakkında sosyal medyada yorumlar yapmasına ilişkin uygulamalara sıklıkla rastlıyoruz. Buna ‘sosyal medya mahkemeleri’ deniyor. Kişinin suçlu olup olmadığına, delil durumuna herhangi bir veriye objektif olarak bakmaksızın her önüne gelen bu konuda bir hüküm veriyor ve bu konuda yargıyı suçluyor” dedi.

Yargıtay Başkanlığı, Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) ve Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğiyle kentteki bir otelde ‘İş Hukuku’ başlıklı Yargıtay Bölgesel İçtihat Forumu düzenlendi. Foruma Yargıtay Birinci Başkanı Mehmet Akarca’nın yanı sıra Vali Süleyman Elban, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, hakimler, savcılar ile kentteki odaların temsilcileri katıldı.

Burada konuşan Yargıtay Başkanı Akarca, forumun öncelikli amacının, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtay içtihatları ile uyumlaştırılması olduğunu kaydetti. Akarca, daha sonra şunları söyledi:

“İş hukuku dairemizin ve iş hakimlerimizin önünde çok çetrefilli sorunlar bulunuyor ve iş hukuku çok dinamik, yaşayan, canlı hukuk dallarından en önemlisidir. İş hayatını, çalışma hayatını, ekonomiyi doğrudan etkilemektedir. Küreselleşmenin sonucunda ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel değerler ulusal sınırları aşarak uluslararası alana hızla yayılmış, ülkeler arasında sürekli bir etkileşim ve iletişim meydana getirmiştir. Hukukçular olarak küreselleşen dünyanın değişen şartlarına uygun ve adil bir hukuk düzeni oluşturmalıyız.”

“Sosyal medya mahkemeleri”

Yargısal süreçlerde sosyal medyada yapılan paylaşımların genellikle sahte hesaplar olduğunu aktaran Akarca, “Üzülerek ifade etmem gerekir ki çoğunlukla sahte hesapların arkasına sığınan kullanıcıların yargısal süreçler hakkında sosyal medyada yorumlar yapmasına ilişkin uygulamalara sıklıkla rastlıyoruz. Buna ‘sosyal medya mahkemeleri’ deniyor. Kişinin suçlu olup olmadığına, delil durumuna herhangi bir veriye objektif olarak bakmaksızın her önüne gelen bu konuda bir hüküm veriyor ve bu konuda yargıyı suçluyor. Bu, kabul edilebilir değil. Anayasaya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olan ve bazı hallerde suç teşkil eden bu durum, ülkemizde kronik bir hal haline gelmiştir. Bilinmelidir ki günlük hayatta suç teşkil eden her söz ve davranış sosyal medyada da suçtur. Şu bir gerçektir ki herhangi bir davada, dava dosyasına vakıf olan az sayıdaki yargı mensubu dışında hiç kimsenin bu konuda yeterli bilgiye sahip olduğunu söylemek mümkün değildir. Dosyanın içeriğini bilmeden, delilleri görmeden bunları görmeden okumadan bunları anlamadan özellikle bu konuda uzmanlık gerektiren bir konuda bir bakıyorsunuz herkes bir yorum yapıyor. Televizyonda, basında, sosyal medyada, siyasi alanda her alanda toplumun her kesiminde sanki bütün iş güç bırakılmış ve bir tek bu konu üzerinde yargıya gereksiz şekilde sataşmalarda bulunulmaktadır. Kamuoyunun demokratik hak arayışlarına, duyarlılıklarına sonuna kadar saygı duyuyoruz. Ancak hukuk atmosferini zehirleyen bu yaygın ve güncel problem ciddiye alınmalı, yapılacak yasal düzenlemelerle çözüme kavuşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Reform çalışmalarıyla boşluklar giderilecek”

Öte yandan Akarca, 22 bin 800 hakim ve cumhuriyet savcısının yüzde 60’a yakınının 5 yıl ve altında kıdeme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Buradaki en büyük sorunlarımızdan biri, 22 bin 800 hakim ve cumhuriyet savcısının bulunduğu yerde yüzde 60’a yakın meslektaşımızın 5 yıl ve altında kıdeme sahip olmasıdır. Önümüzdeki günlerde eğitim yoluyla ve daha da yapılacak reform çalışmalarıyla bu alandaki boşluğun da hızla giderileceğini göreceğiz” diye konuştu.

Forum, yarın sona erecek. – ADANA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.